27 Ağustos 2021 Cuma

All on Four İmplant Tekniği Hakkında Herşey

 

 All On Four tekniği, uzun yıllardır uygulanan kanıtlanmış, güvenilir bir tekniktir. All on 4 yönteminin en önemli avantajı, tek bir cerrahi işlemde tam bir diş seti elde etmenize olanak sağlamasıdır.

Sadece Bir Günde Yeni Bir Gülümseme

All On Four İmplant Tekniği ile Bir Günde Gülüşünüzü Geri Kazanın

All on four implant tekniği (dörtlü implant sistemi), geleneksel implantların oldukça gelişmiş bir şeklidir. Bu yöntemde, her eksik diş için bir implant kullanmak yerine, üstte dört ve altta dört implant ana çapa olarak kullanılır. Daha sonra bu implantların üzerine diş protezi sabitlenir.

 

All on Four tekniğinin en büyük avantajı, tam dişsiz hastalara aynı gün, tek bir cerrahi işlem ile sabit bir diş protezinin takılmasına imkân vermesidir. All on Four, size sadece bir günde güzel, doğal görünümlü bir gülümseme ve yeni dişler sunar. Takma dişlerden usandıysanız veya takma dişleriniz gevşek ve tam oturmuyorsa, bu yöntemle takma dişlerinizden kurtulabilir, bir günde kalıcı, doğal görünümlü dişlere sahip olabilirsiniz.

 

Tamamen dişsiz olan veya tamamen dişsiz kalma ihtimali olan hastalar için geleneksel implant yöntemine göre daha ekonomiktir. Sinüs yükseltme, kemik ilavesi gibi ek ileri cerrahi işlemlere gerek kalmadığı için, operasyon daha kolay ve hızlıdır. Kullanılan implant sayısı azaldığından ve ilave cerrahi işlemler gerekmediğinden dolayı, maliyeti klasik diş implantı tedavisine oranla daha düşüktür. Ameliyat ve tedavi süresi de daha kısadır.

 

Tedavi süreci

All On Four tekniği, uzun yıllardır uygulanan kanıtlanmış, güvenilir bir tekniktir. Bu yöntem, diş implantı yaptırmaya engel olmayan herkese uygulanabilir.

 

All-on-Four tedavisi planlanan hastalar önce ayrıntılı bir klinik ve radyolojik muyaneden geçirilir. Kişilerden bilgisayarlı tomografi (BT) alınır, tomografi üzerinde ölçümler yapılır ve hastaya uygun bir planlama yapılır. Diğer implant destekli restorasyonlarda olduğu gibi prosedür iki aşamada gerçekleştirilir: cerrahi ve diş protezi. Tedavi günü cerrah tarafından 4 diş implantı yerleştirilir. Daha sonra aynı gün implantların üzerine geçici diş protezi takılır. Bir veya üç ay sonra hastaya kalıcı diş protezleri yerleştirilir.

 

All On Four implant tekniği lokal anestezi altında kolaylıkla uygulanabilir. Diş hekimi korkusu yüksek olan kişilerde sedasyon veya genel anestezi altında da yapılabilir.

 

All on Four İmplant Tekniğinin Avantajları

All-on-Four tekniği, yaşam kalitesinde hızlı iyileşme, daha kısa tedavi süreleri, daha düşük maliyet, minimum kemik hacminde bile stabilite gibi avantajlara sahiptir. Dişsiz bir çene için geleneksel diş implantlarıyla karşılaştırıldığında hem daha fazla zaman kazandırır hem de uygun maliyetlidir. Tek bir cerrahi işlemden sonra tam işleve sahip dişlerinizin keyfini çıkarabilirsiniz.

 

Tedavi ve iyileşme süreci kısa ve ağrısızdır. İmplantlarınızı ve geçici proteziniz aynı gün takılır. Bir günde genç ve parlak bir gülümsemeye kavuşursunuz. Ayrıca çiğneme ve konuşma fonksiyonlarınıza kavuşursunuz.

 

Gülümsemenizi bir günde geri kazanın

All on 4 yönteminin en önemli avantajı, tek bir cerrahi işlemde tam bir diş seti elde etmenize olanak sağlamasıdır. All On Four yönteminde implantlar ve protezler aynı gün takılırken, geleneksel diş implantı cerrahisi her biri arasında uzun bir iyileşme dönemi içeren birden fazla ameliyat gerektirir.

 

All On Four tekniği ile tek bir cerrahi işlem ile tam dişsiz bir hastaya aynı gün sabit diş protezi yapılabilmektedir. Sinüs kaldırma ameliyatı ve kemik ilavesi gibi ileri ameliyatlar uygulanmadığı için cerrahi operasyon daha kolaydır. Kullanılan implant sayısı azaldığından ve ek cerrahi işlem gerektirmediğinden, geleneksel dental implant tedavisine göre maliyet daha düşüktür ve operasyon süresi daha kısadır.

 

Dörtlü implant sisteminde, gerekli tedavi seans sayısı az olduğundan, ülke veya şehir dışında ikamet eden hastalar için de uygundur.

 

19 Ocak 2014 Pazar

Kısırlık düzenli cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl içinde gebelik olmaması olarak tanımlanır. Genç çiftlerde bekleme süresi daha uzun olabilir. Kadın yaşı 35’in üzerinde ise veya öykü ve fizik muayenesinde kısırlık ilişkisi olabilecek herhangi bir bulgu varsa araştırmalar daha erken başlatılmalıdır.

Gebelik olabilmesi için haftada en az bir defa cinsel birleşme olmalıdır. Cinsel birleşmenin daha seyrek olduğu durumlarda gebelik şansı azalır. Gebelik olabilmesi için ideal cinsel birleşme sıklığı haftada 2-3 defadır.

KISIRLIĞIN ARAŞTIRILMASI

İlk yapılması gereken test semen analizidir ve 2 ay aralıklarla en az iki defa tekrarlanmalıdır. Semen analizi normal ise erkekte sorun yoktur. Semen analizi normal olan erkeğin muayenesine gerek yoktur. Normal semen analizi ile beraber olan testis damarlarının genişlemesi yani varikoselin kısırlığa katkısı olmayacaktır.Semen analizi ile eş zamanlı olarak kadının yumurtlayıp yumurtlamadığına bakılmalıdır. Bu amaçla adetin 19-21. günleri arasında basit bir  hormon tahlili (progesteron) yapılabileceği gibi ultrason takipleri veya idrarda LH ölçümleri de yapılabilir. Düzenli adet gören kadınların %95’i normal olarak yumurtlarlar.

Kadında en önemli testlerden biri yumurtalık kapasitesinin saptanmasıdır. Bunun için adet döneminde Vajinal yolla bir ultrason yapılarak yumurtalıklar primordial foliküller (içinde yumurta barındıran minik kistler) sayılır. İki yumurtalıkta toplam 6 taneden az primordial folikül varsa yumurtalık kapasitesi azalmış demektir. Kadınlarda yumurtalık kapasitesi 37 yaşından itibaren azalmaya başlar ve 44 yaşından sonra kadının çocuk sahibi olabilmesi çok zorlaşır. Bazen yumurtalık kapasitesi daha erken azalır, özellikle ailesinde erken menopoz olan kadınlarda, daha önce yumurtalıklarından kist aldırmış olan kadınlarda, tek yumurtalığı alınmış kadınlarda, çikolata kist( endometriosis) öyküsü olan kadınlarda, genç kısır çiftlerde ve tekrarlayan düşükleri olan çiftlerde yumurtalık kapasitesinin çok dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Semen analizi, yumurtlaması ve yumurtalık kapasitesi normal olan çiftlerde kadının tüplerinin açık olup olmadığı araştırılır. Bunun için rahip tüp filmi (HSG-histerospingografi) çekilmesi gerekir. HSG basit ve çoğu zaman ağrısız bir işlem olmasına rağmen teknik olarak ilacın hızlı ve basınçlı verilmesi rahimde kramplar yapabilir. İşlem adetin bitiminden hemen sonra yapılmalıdır. Bu şekilde rahim içi daha iyi görülür ve yumurtlama döneminden sonra olabilecek çok erken bir gebelik olasılığı ortadan kaldırılır. HSG ile rahim iç boşluğu ve tüpler değerlendirilir. Tüplerin açık olup olmadığı ve kapalı ise hangi seviyede kapalı oldukları anlaşılabilir. Özellikle tek tüpün rahme bitişik olduğu yerden kapalı olması durumu bazen ilacın basınçlı verilmesi sonucunda tüpte kasılma olmasına bağlıdır. Bu durumda gerçek değil yalancı bir tıkanıklık vardır. HSG ile karın içindeki yapışıklıkları ve bunların şiddetini anlama olasılığı azdır. HSG tüplerin açık olup olmadıkları hakkında bilgi verdiği halde tüplerin işlevi hakkında bilgi vermez.

Öyküsünde ve fizik muayenesinde herhangi bir bulgusu olmayan kadınlarda karın içinin bir teleskop yardımıyla gözlenmesine olanak tanıyan laporoskopi adı verilen bir işlem  yapılabilir. Laporoskopi eskiden sık kullanılan bir teknik olmasına karşın bu gün özellikle tanısal anlamda kullanımı çok kısıtlanmıştır. Biz laporoskopiyi ancak tedavi edici anlamda öneriyoruz.

Kısırlık araştırmalarında kullanılan ancak önemi tam olarak kanıtlanmamış testler de vardır. Bunların arasında immunolojik araştırmalar (antisperm antkorları) ve postkoital test (ilişkiden sonra rahim ağzındaki sıvının spermlerin varlığı açısından incelenmesi) sayılabilir. Kısırlığın araştırılmasında minimalist bir yaklaşım öneriyoruz. Gereksiz testler yapılması hem zaman hemde para kaybedilmesine yol açacaktır